Evliya 19 Yaşındayken İstanbul'daki Ahi Çelebi Cami sindeydim. Hz Peygamber'de oradaydı. Saygıyla onun elini öptüm. Bana, bir isteğin var mı? diye sordu. Şefaat, yani Allah'ın beni bağışlaması için dua etmenizi dilerim, ey Allah'ın Resulü diyecektimki, heyacandan dilim dolaştı. Seyahat ey Allah'ın Rasulü dedim.
Sonra uyandım. Gördüğüm rüyayı yorumlaması için Abdullah dede'ye anlattım. O da dünyayı gezip dolaşmamı, gördüklerimi yazmamı söyledi. Önceliklede İstanbul'umuzu gezip yazmayı öğütledi. İlk önce İstanbul'u gezdim. Arkasından Bursa'yı... Sonrada şehir şehir, ülke ülke gezmeye devam ettim. Bir defasında Kara deniz'den geçiyorduk. Gemimiz fırtınaya yakalandı. Ben başka denizlerde başka fırtınalarda gördüm. Ama Kradeniz'deki fırtına gibisini hiç görmedim! Gemimiz dalgalarda oyuncak gibi oynadı. Bir o yana bir bu yana sallanıp durdu. Sonra çok büyük bir dalga geldi ve gemimizi parçaladı. Kendimi bir sandala zor attım. Kısazamanda oda parçalanınca kendimi birtahta parçasına attım. O tahta parçasında üç gün geçirdim. Üç günün sonumda tahta sahile vurdu.
Kurtulmuştum. Beni bulan bir köylü evine götürdü. Günlerce hasta yattım. Sonra iyileşip İstabul'a geldim. O günden sonra kara denizden geçmeye tövbe ettim.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder